son gidişin çok acıydı.
gitmiştin ve bir daha uğramamıştın.
kaç kez karşılaşmıştık haziran yağmurunda?
elinde şemsiyeyle güzel saçların ıslanmasın diye kaçarken.
kaç kez görmüştün beni yol kenarında otururken?
sen beni hiç görmemiştin.
hep yarım bırakıp çekip gitmiştin.
yaşıyacağımız onca şeye inat vardık biz.
sen çekip gitmiştin.ben çekip gitmiştim.
seni bırakıp gitmiştim.
bi solukta bırakıp gitmiştik birbirimizi.
acıyı tattırmıştın bana büyük bi zevkle.
en olmadık yerde karşıma çıkmıştın,
saçlarını savurup gözümün içine bakarak.
her defasında yaşarken ölümü gerçekleştirmiştin sen.
beni her seferinde öldürmüştün.
her zaman kedi gibi susturmuştun bi kenarda.
sesimi çıkaramazdım sana.
sevmenin anlamını böyle kazanmıştım.
saçlarına dokunup dünyayı dolaşıyordum sanki.
saçlarına tutunmasam uçup giderdim bu diyardan.
bilinmedik bir diyara.
soluk alınmayacak bir diyara.
gülümsemelerin vardı,
en can alıcı gülümsemelerin.
kaç kez gülüşünle beni yaralamıştın sebepsiz.
kaç kez intihar süsü vermiştin gülüşlerinle.
kaçıyorum bu şehirden.
adını bilmediğim,
duymadığım bi şehire.
kaçıp kurtuluyorum gözlerinden.
saçlarından.
gülüşlerinden.
evet bayan,
sen beni öldürüyosun
her seferinde öldürüyosun beni.
evet bayan veda ediyorum sana.
şehrin en yüksek kesiminden haykırıyorum sana.
dönme bana!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder